Toplantı bitti. Hazırladığın sunum beğenildi. Üç kişi teşekkür etti, biri fikrini kullanmak istedi. Yalnız bir kişi “Burayı daha açık anlatabilirdin” dedi. Akşam eve dönerken zihninde tekrar eden cümle, bütün övgüler değil, o tek eleştiri.
Bu durum insanın nankör olduğunu göstermez. Zihin, önem verdiği alanlarda tehdit işareti olarak gördüğü bilgiyi öne çekebilir. Yine de tek bir yorumun bütün emeğini gölgelemesi, üzerinde durulması gereken bir alışkanlığa dönüşebilir.
Eleştiri neden daha gürültülü duyulur?
Övgü, çoğu zaman mevcut benlik algınla uyumludur: “İşim iyi gidiyor.” Eleştiri ise o algıya soru işareti koyar: “Acaba yeterli değil miyim?” Kişi kendisini başarısı üzerinden tanımlıyorsa tek bir kusur, yalnız yapılan işin değil bütün kişiliğin ölçüsü gibi görünür.
Bir arkadaşın “Bugün yorgun görünüyorsun” dediğinde bunu basit bir gözlem olarak alabilirsin. Fakat kendinle ilgili “İnsanlar beni hep bakımsız buluyor” inancın varsa aynı söz gün boyunca peşini bırakmaz. Cümlenin gücü, yalnız söylenişinden değil, içeride dokunduğu yerden gelir.
Mükemmeliyetçilik eleştiriyi büyütebilir
Mükemmeliyetçilik üzerine yayımlanan bir sistematik derleme, geri bildirimle ilişkili araştırmaları değerlendirdi. Özellikle olumsuz değerlendirmelerin utanç, suçluluk ve kendini eleştirme süreçleriyle birlikte ilerleyebildiği görüldü. Bununla birlikte her çalışmada aynı sonuç bulunmadı; mükemmeliyetçiliğin türü ve kişinin kendine bakış biçimi önem taşıyor.
Bu ayrım önemli. “Eleştiriden etkileniyorsan mükemmeliyetçisin” demek doğru değil. Eleştiriye hassas olmanın pek çok nedeni vardır. Ancak kendini yalnız kusursuz sonuçlarla değerli hissediyorsan dışarıdan gelen küçük bir düzeltme bile ağır bir kişisel hükme dönüşebilir.
Geri bildirimi kimlik belgesi sanma
Bir sunumdaki eksik, senin eksik bir insan olduğunu kanıtlamaz. Bir yazının yeniden düzenlenmesi gerekebilir. Bir satış görüşmesinde beklenen sonuç alınmayabilir. Bir konuşmanın tonu iyi seçilmemiş olabilir. Bunların hepsi belirli bir davranış hakkında bilgi verir. Kişinin bütün değeri hakkında karar vermez.
Dışarıdan gelen cümleyle içeride kurduğun cümleyi ayırmayı dene. Dışarıdaki söz: “Bu bölüm anlaşılmadı.” İçerideki hüküm: “Ben yetersizim.” İlkini geliştirmek mümkündür. İkincisi ise kişiye kapanmış bir kapı gibi görünür. İkisini aynı şey sandığında yapılabilecek küçük bir düzeltmeyi büyük bir utanca çevirirsin.
Savunmaya geçmeden duymak
Eleştiriye dayanıklılık, her sözü doğru kabul etmek değildir. Kimin konuştuğu, neyi gözlemlediği ve hangi niyetle söylediği önemlidir. Özenle verilmiş bir geri bildirimle küçümsemek için kurulmuş cümle aynı değerde değildir.
Kendine üç soru sorabilirsin: “Bu yorumun somut tarafı ne?”, “Bana hangi davranışımı değiştirmemi söylüyor?”, “Söylenenin hangi kısmını kabul etmiyorum?” Böyle düşündüğünde eleştiri bütün varlığını sarsan bir saldırı olmaktan çıkar; sınırları belirli bir bilgiye dönüşür.
Eleştirinin tonu da içeriği kadar önemlidir
Aynı bilgi iki farklı şekilde söylenebilir. “Bu sunumun şu bölümüne bir örnek eklersek daha anlaşılır olur” cümlesiyle “Sen zaten hiçbir şeyi düzgün anlatamıyorsun” aynı şey değildir. İlki düzeltilebilir bir noktaya odaklanır. İkincisi kişinin değerine saldırır. Bu farkı görebilmek eleştiriye dayanıklılığın parçasıdır. Her incitici sözü gelişme fırsatı saymak zorunda değilsin.
Öte yandan iyi niyetli bir eleştiriyi sırf canını sıktığı için tümüyle reddetmek de ilerlemeyi engeller. Bu yüzden yorumun hem nasıl söylendiğini hem ne kadar somut olduğunu düşün. Kişisel saldırı varsa sınır koy. Gerçek bir eksik varsa üzerinde çalış. İki durumda da bütün kimliğini masaya yatırman gerekmiyor.
Başkalarının ölçüsü her zaman senin ölçün olmayabilir
Bir aile üyesi için iyi iş, yüksek kazanç demektir. Bir yönetici için hızlı sonuç önemlidir. Bir arkadaşın ise risk almanı ister. Hepsini aynı anda memnun etmeye çalışırsan sonunda neyi başarmak istediğini unutabilirsin. Eleştirilerin bir bölümü gerçekten yaptığın işteki eksikleri gösterir; bir bölümü ise başkasının beklentisini yansıtır.
Kendi ölçütlerini önceden belirlemek bu yüzden işe yarar. “Bu işi anlaşılır, dürüst ve zamanında teslim etmek istiyorum” diyorsan geri bildirimi bu hedeflerle karşılaştırabilirsin. Böylece her yorum seni yeni bir yöne savurmaz. Öğrenmeye açık kalırken kendi emeğinin sahibi olursun.
Eleştiriden sonra hemen karar verme
Canını sıkan bir yorum duyduğunda o anda kendini savunmak veya işi tümden bırakmak isteyebilirsin. Önce cümlenin ne söylediğini ayır: Bir davranış mı tarif ediyor, yoksa yalnız küçültüyor mu? Bu ayrım için kısa bir ara almak işe yarar. Ardından neyi değiştirebileceğini sorabilir, gerekirse haksız bulduğun kısmına sakin biçimde itiraz edebilirsin.
Yapılan işin eksik olması çalışmanın değersiz olduğu anlamına gelmez. Tamamlanmış bir emeği yalnız en zayıf parçadan okumak, hem gerçeği bozar hem motivasyonu azaltır. Başarıyı ve eksikleri aynı resim içinde görmeyi öğrendiğinde eleştiri, kişiliğine verilmiş bir hüküm olmaktan çıkar. Böylece öğrenmeye açık kalırken kendi değerini de koruyabilirsin.
Övgüyü de içeri almayı öğren
İnsan eleştiriyi defalarca tartarken olumlu geri bildirimi geçiştirebilir. “Onlar kibar olduğu için söyledi” deyip emeğini yok sayar. Oysa kendini değerlendirmekte dürüst olmak, olumlu sonuçları da kabul etmeyi gerektirir.
Günün sonunda bir olumsuz yorumu hatırlıyorsan kendine sor: “Bugün başka neler söylendi?” Bu soru pembe bir tablo kurmak için değil, tek bir parçanın bütün resim gibi davranmasını engellemek için vardır.
Bir cümle canını sıkabilir; yine de günün tamamını temsil etmek zorunda değildir. İnsanın olgunlaşması eleştiriyi hiç duymamasında değil, doğru ölçekte duyabilmesindedir.




Sen ne düşünüyorsun?
Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.
Yorumları oku veya yorum bırak →