Psikoloji Sözlüğü
Psikoloji sözlüğü
Yazılarımızda geçen 43 kavramın kısa ve anlaşılır tanımları. Her tanım, kavramın ayrıntılı ele alındığı yazıya bağlanır.
A
- Adil dünya inancı
İnsanların hak ettiklerini bulduğuna inanma eğilimi. Bu inanç, kötü bir olay yaşayan kişiyi suçlamaya yol açabilir.
- Aktarım
Psikanalitik kuramda, geçmişteki önemli ilişkilerden gelen duygu ve beklentilerin bugünkü bir ilişkiye, özellikle terapi ilişkisine taşınması.
- Anhedoni
Daha önce keyif veren etkinliklerden zevk alamama ya da onlara ilgi duyamama durumu. Depresif belirtiler arasında sayılabilir; tek başına tanı anlamına gelmez.
- Aralıklı tekrar
Aynı çalışma süresini tek oturuma sıkıştırmak yerine günlere yaymak. Uzun süreli hatırlamayı destekleyen en tutarlı öğrenme bulgularından biridir.
B
- Batık maliyet yanılgısı
Bir şeye zaman, para ya da emek harcadığımız için, artık yararlı olmasa bile ondan vazgeçmekte zorlanma eğilimi.
- Bağlanma stili
Yakın ilişkilerde güven, yakınlık ve ayrılığa nasıl tepki verdiğimizi anlatan örüntü. Genellikle güvenli, kaygılı ve kaçıngan gibi boyutlarla incelenir ve yaşam boyunca değişebilir.
- Bilinçdışı
Psikanalitik kuramda, farkında olmadığımız hâlde duygu, düşünce ve davranışlarımızı etkilediği düşünülen zihinsel süreçlerin bütünü. Günümüz bilişsel psikolojisi de otomatik ve farkında olunmayan süreçleri farklı yöntemlerle inceler.
- Bilişsel uyumsuzluk
Davranışlarımızla inançlarımız çeliştiğinde hissedilen rahatsızlık. İnsanlar bu gerilimi azaltmak için çoğu zaman verdikleri kararı daha haklı görmeye başlar.
- Bilişsel çarpıtma
Olayları olduğundan daha olumsuz, katı ya da tek yönlü yorumlamaya yol açan düşünce kalıbı. Her şeyi ya hep ya hiç olarak görmek veya en kötü sonucu kesin saymak bunun örnekleridir.
D
- Dikkat körlüğü
Dikkatimiz başka bir şeye odaklandığında, gözümüzün önündeki beklenmedik bir şeyi fark etmememiz.
- Doğrulama yanlılığı
Zaten inandığımız şeyi destekleyen bilgileri daha kolay fark etme, hatırlama ve daha inandırıcı bulma eğilimi.
- Duygusal ayrıştırma
Duyguları genel olarak “kötü” demek yerine kırgınlık, utanç, hayal kırıklığı gibi ayrıntılı biçimde fark edip adlandırabilme becerisi.
- Duygusal öngörü
Gelecekte bir olay karşısında ne hissedeceğimizi tahmin etme. İnsanlar duyguların ne kadar yoğun ve uzun süreceğini sıklıkla abartır.
E
- Erteleme
Yapılması gerektiğini bildiğimiz bir işi, olumsuz sonuçlarını öngördüğümüz hâlde gereksiz yere sonraya bırakmak. Araştırmalar ertelemeyi yalnızca zaman yönetimiyle değil, duygu düzenlemeyle de ilişkilendirir.
F
- FOMO
İngilizce “fear of missing out” ifadesinin kısaltması: Başkalarının keyifli deneyimlerini kaçırdığımız ve dışarıda kaldığımız hissi.
- Felaketleştirme
Belirsiz bir durumda zihnin en kötü ihtimali en olası ihtimal gibi ele alması. Bilişsel çarpıtmaların sık görülen biçimlerinden biridir.
G
- Gaslighting
Bir kişinin kendi algısından, hafızasından veya duygularından sistematik biçimde şüphe etmesine yol açan manipülatif ilişki örüntüsü. Türkçede bazen “gaz lambası etkisi” olarak anılır.
- Geri görüş yanlılığı
Bir olayın sonucunu öğrendikten sonra onu baştan beri tahmin edebileceğimizi düşünme eğilimi. Halk arasında “ben zaten biliyordum” etkisi olarak da bilinir.
- Geri çağırma pratiği
Bilgiyi tekrar okumak yerine kaynağa bakmadan hatırlamaya çalışmak. “Test etkisi” olarak da bilinir ve kalıcı öğrenmeye katkı sağlayabilir.
- Ghosting
Bir ilişkinin ya da iletişimin hiçbir açıklama yapılmadan, mesajlara yanıt verilmeyerek aniden sonlandırılması.
K
- Korelasyon ve nedensellik
İki şeyin birlikte değişmesi (korelasyon), birinin diğerine yol açtığını (nedensellik) tek başına göstermez. Psikoloji haberlerini okurken en sık karıştırılan ayrımdır.
M
- Meta-analiz
Aynı soruyu inceleyen birçok araştırmanın sonuçlarını istatistiksel yöntemlerle birleştiren çalışma türü. Tek bir araştırmaya göre daha geniş bir tablo sunar; ancak birleştirilen çalışmaların kalitesi kadar güçlüdür.
- Mükemmeliyetçilik
Kendine çok yüksek standartlar koyma ve hata yapmayı yoğun biçimde eleştirme eğilimi. Yüksek hedeflerden çok, hataya karşı katı tutum yıpratıcı olabilir.
O
- Olumsuzluk yanlılığı
Olumsuz olayların, aynı büyüklükteki olumlu olaylara göre dikkatimizi daha çok çekmesi ve bellekte daha belirgin iz bırakabilmesi.
P
- Planlama yanılgısı
Geçmişte benzer işlerin uzun sürdüğünü bilsek bile, bir işin ne kadar süreceğini sistematik olarak kısa tahmin etme eğilimi.
R
- Rastgele kontrollü çalışma
Katılımcıların kura benzeri bir yöntemle farklı gruplara ayrıldığı deney. Bir uygulamanın etkisini ilişkiden ayırarak değerlendirmede güçlü bir araştırma desenidir.
- Reaktans
Özgürlüğümüzün kısıtlandığını hissettiğimizde, yasaklanan seçeneği daha çekici bulma ve baskıya karşı direnme eğilimi.
- Ruminasyon
Bir sorunu ya da duyguyu çözüme yaklaşmadan, aynı sorular etrafında tekrar tekrar düşünmek. Kaygı ve çökkün ruh hâliyle ilişkili bulunmuştur.
S
- Sahiplik etkisi
Bir nesne bize ait olduğunda ona, aynı nesneye sahip değilken vereceğimizden daha yüksek değer biçme eğilimi.
- Sahtekârlık fenomeni
Başarılı olunsa bile bunu hak etmediğini, bir gün “ortaya çıkacağını” düşünme deneyimi. Klinik bir tanı değil, pek çok insanın zaman zaman yaşadığı bir duygudur.
- Salt maruz kalma etkisi
Bir yüzü, sesi ya da nesneyi sık görmenin, ona karşı daha olumlu duygular geliştirmemize katkı sağlayabilmesi.
- Savunma mekanizması
Psikanalitik kuramda, kaygı yaratan duygu ve düşüncelerden korunmak için çoğu zaman farkında olmadan kullanılan zihinsel yollar. Bastırma, yansıtma ve yüceltme bilinen örneklerdir.
- Seyirci etkisi
Bir acil durumda çevrede ne kadar çok insan varsa, bireylerin yardıma girişme olasılığının azalabilmesi. Sorumluluğun kalabalıkta dağılması bunun açıklamalarından biridir.
- Seçenek yükü
Seçenek sayısı arttıkça karar vermenin zorlaşması, kararı erteleme ya da verilen karardan daha az memnun kalma eğilimi.
- Sirkadiyen ritim
Uyku-uyanıklık, beden ısısı ve hormon düzeyleri gibi süreçleri yaklaşık 24 saatlik döngüyle düzenleyen iç saat. Işık bu saati ayarlayan en güçlü etkenlerden biridir.
- Sosyal karşılaştırma
Kendimizi, yeteneklerimizi ve hayatımızı başkalarıyla kıyaslayarak değerlendirme eğilimi. Sosyal medyada genellikle başkalarının seçilmiş anlarıyla kıyas yapılır.
- Sıklık yanılsaması
Yeni öğrendiğimiz bir kelimeyi ya da nesneyi birdenbire her yerde görüyormuş gibi hissetmek. Dikkatimiz değiştiği için fark etme sıklığımız artar; olayın kendisi artmış olmayabilir.
T
- Temel yükleme hatası
Başkalarının davranışını kişiliklerine, kendi davranışımızı ise içinde bulunduğumuz koşullara bağlama eğilimi.
Y
- Yanlış uzlaşma etkisi
Kendi görüş ve tercihlerimizin başkaları tarafından da olduğundan daha yaygın paylaşıldığını sanma eğilimi.
- Yansıtma
Psikanalitik kuramda, kabul etmekte zorlandığımız duygu veya özellikleri başkalarına atfetme. Savunma mekanizmalarından biri olarak tanımlanır.
Z
- Zeigarnik etkisi
Yarım kalan işlerin, tamamlanmış işlere göre zihinde daha uzun süre canlı kalabilmesi. Bulguların ne kadar güçlü olduğu araştırmadan araştırmaya değişir.
Ç
- Çoğulcu cehalet
Bir grupta çoğu kişinin özelde katılmadığı bir şeyi, herkesin onayladığını sanarak dile getirmemesi.
Ö
- Öz şefkat
Zorlandığımızda ya da hata yaptığımızda kendimize, sevdiğimiz birine davranacağımız anlayışla yaklaşmak. Sorumluluktan kaçmak değil, kendine düşmanca davranmamaktır.