Bir sunum hazırladın. Arkadaşın 'Giriş çok uzun olmuş' dedi. Söylediği cümle küçücük ama yüzün gerildi. İçinden 'Ben zaten uğraştım' diye geçirdin. Belki haklıydı, belki anlatım şekli sertti. O an düşünmeyi bıraktığında geri bildirim gelişme fırsatı olmaktan çıkar, kendini koruma mücadelesine dönüşür. Bu yalnız öğrencilerin değil, iş hayatında, ailede ve yaratıcı işlerde çalışan insanların da tanıdığı bir durum.
Eleştiri ile kimliğimizi birbirine karıştırıyoruz
Bir çalışmanın eksik bulunması, insanın bütünüyle eksik olduğu anlamına gelmez. Fakat emek verdiğimiz işi kendimizle özdeşleştirdiğimizde o ayrımı yapmak zorlaşır. Özellikle çok çaba harcadıysan eleştiriyi 'Çaban görülmedi' mesajı gibi duyabilirsin. Diğer tarafta geri bildirim veren kişi de sözlerinin nasıl algılandığını fark etmeyebilir. 'Bu bölüm zor anlaşılıyor' ile 'Sen anlatamıyorsun' arasında yalnız dil değil, ilişkiye bıraktığı iz bakımından da fark vardır.
Geri bildirimin içeriği önemlidir
Eğitim alanındaki 435 çalışmayı değerlendiren meta-analiz, geri bildirimin öğrenme üzerinde genel olarak olumlu etkisini buldu; fakat sonuçlar büyük ölçüde geri bildirimin içerdiği bilgiye göre değişiyordu. Sadece 'Güzel olmuş' ya da 'Çok kötü' demek, kişinin bir sonraki adımını göstermez. Hangi noktanın iyi çalıştığını ve hangi değişikliğin yarar sağlayacağını anlatan geri bildirim daha kullanışlı olabilir. Her eleştiri otomatik olarak geliştirici değildir. Üslup, zamanlama ve görevin niteliği önem taşır.
'Ne değiştirsem daha iyi olur?' sorusu
Birinden yorum alırken yalnız onay arıyorsan olumsuz sözler daha sert gelir. Bunun yerine soruyu somutlaştır: 'İlk üç dakikada konu anlaşılmış mı?', 'Bu cümlede ne karışıyor?', 'Hangi örnek gereksiz?' Bu sorular kişiliğini değil çalışmanı hedefler. Geri bildirim verirken de aynı ölçüyü kullan. 'Sen düzensizsin' yerine 'Bu iki bölümün yerini değiştirirsek anlatım daha açık olabilir' demek bir çözüm önerir. Karşıdakinin saygınlığını korurken işi geliştirmek mümkün.
Eleştirinin tamamını kabul etmek zorunda değilsin
Her yorum eşit derecede doğru değildir. Konuyu bilmeyen biri hatalı öneride bulunabilir. Kişisel zevkini nesnel ölçü sanabilir. Hatta kırmak amacıyla konuşabilir. Yapıcı olmanın şartı söylenen her şeye boyun eğmek değil, kanıta ve hedefe bakmaktır. 'Bu öneri neyi iyileştirir?' sorusunu düşün. Uygularken sonucu gözle. Uygun değilse gerekçesiyle reddet. Kendi işini savunmak ile geri bildirime tümden kapanmak arasında geniş bir alan var.
Tepkiyi geciktirmek ne işe yarar?
Duygular yükseldiğinde konuşmayı bir dakika durdurmak faydalı olabilir. 'Düşünüp döneceğim' demek kaçmak değildir. Sonra söyleneni ikiye ayır: Yorumun içindeki somut veri ve sende uyandırdığı duygu. 'Giriş uzun' gözden geçirilebilir bir gözlemdir; 'Ben beceriksizim' ise eleştiriden çıkarılmış ağır bir kişisel hükümdür. Bu ayrımı yapabildiğinde tartışma azalabilir. Karşı tarafın sözlerine katılmadan da onların sana ne söylediğini anlayabilirsin.
Eleştiride iki ayrı ses vardır
Bir yönetici sana “Sunumdaki rakamların kaynağı eksik” diyor. Senin duyduğun cümle ise “Bu işi beceremiyorsun” olabilir. Gerçek geri bildirimle senin ona eklediğin anlamı ayırmak önemlidir. Eleştiri kişiliğine değil belirli işe yöneliyorsa hangi kısmın düzeltileceğini sorabilirsin. Ancak karşıdaki kişi sürekli aşağılama, küçük düşürme veya belirsiz tehdit kullanıyorsa sorun yalnız senin savunmaya geçmen değildir. Sağlıklı geri bildirim, insanın onurunu koruyarak açık bir gelişme alanı gösterebilmelidir.
“Tam olarak neyi değiştirebilirim?” sorusu
“Bu rapor iyi olmamış” sözünden işe yarar bir yol çıkarmak zordur. “Üçüncü bölümdeki veriler eski, güncel tablo ekler misin?” cümlesi ise bir sonraki adımı belirler. Geri bildirim alan kişi de kendini açıklamadan önce neyin gözlendiğini netleştirebilir. Böylece tartışma “Ben başarısız mıyım?” sorusundan “Hangi işi nasıl geliştirebiliriz?” sorusuna geçer. Her görüşü kabul etmek zorunda değilsin; kaynağını, doğruluğunu ve bağlamını kontrol edebilirsin.
Aile ilişkilerinde bu ayrım daha hassastır. Çocuğa “Sen dağınıksın” demek bütün kişiliğine etiket yapıştırır. “Oyuncaklar koridorda kaldığı için yürümek zorlaşıyor” demek ise belirli davranışı anlatır. Yetişkinler arasında da benzer bir açıklık işe yarayabilir. Fakat bilimsel geri bildirim araştırmalarını tek tek tüm ilişkilere mekanik biçimde uygulamak doğru değildir. Konuşmanın güvenli olması, tarafların güç dengesi ve geçmişte yaşananlar sonucu değiştirir.
Geri bildirim verirken kişiyle iş arasında sınır tutmak da önemli. “Her zaman dikkatsizsin” dediğinde karşıdakinin geçmişteki bütün davranışlarını yargılamış olursun. “Bu tabloda iki satırın toplamı yanlış” demek daha sınırlı, kontrol edilebilir bir gözlemdir. Ayrıca geri bildirimin zamanı ve ortamı da fark yaratır. Kalabalığın ortasında yapılan küçük düşürücü bir eleştiri, doğru teknik bilgi içeriyor olsa bile ilişkiyi zedeleyebilir. Konuşmanın amacını önceden açıklamak ve karşıdakinin görüşünü sormak, öğrenmeye daha fazla alan açabilir. Gelişim için saygı lüks değildir.
Gelişme sürecini görünür kıl
Bir ay boyunca aldığın iki üç somut geri bildirimi not et. Hangisini denedin, ne değişti? Başarılı olanları da kaydet. Sadece eksik listesi tutmak, öğrenmeyi cezaya dönüştürebilir. Öğretmenin, yöneticinin veya arkadaşın niyeti iyi olsa da belirsiz ve aşırı yoğun eleştiri yorabilir. Aynı anda on şeyi değiştirmek yerine bir sonraki adımı seç. Gerçek ilerleme, küçük ama uygulanabilir bir değişikliğin ardından ne olduğunu görmektir.
Geri bildirim duyunca savunmaya geçmen seni kötü bir öğrenen yapmaz. Önemli olan o ilk tepkinin bütün konuşmayı yönetmesine izin verip vermediğin. İşini geliştirmek için kendini küçültmek zorunda değilsin.




Sen ne düşünüyorsun?
Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.
Yorumları oku veya yorum bırak →