'Bu sunumu iki saatte bitiririm.' Ardından kaynak ararken bir saat geçiyor, bilgisayar güncelleme istiyor, son slaytı hazırlarken saat gece yarısını buluyor. Yarın yine benzer bir iş aldığında ilk tahminin değişmiyor. Bunun nedeni yalnız düzensizlik olmayabilir. Geleceği planlarken çoğu kez işlerin yolunda gittiği bir hikâye kuruyoruz; geçmişteki gecikmeler ise o hikâyenin dışında kalıyor.
Zihindeki ideal gün
Bir işi tahmin ederken başlangıçtan sonuca giden temiz bir yol hayal edersin. Oturacaksın, başlayacaksın, bir sonraki adıma geçeceksin ve bitecek. Oysa gerçek hayat küçük beklemelerden oluşur. Bir bilgiyi doğrulamak, yanlış yazılan cümleyi düzeltmek, beklenmeyen bir telefonla uğraşmak da işin parçası. İdeal planın içinde bunlara yer yoksa tahminin kâğıt üzerinde makul, uygulamada yetersiz kalabilir. İnsan bu farkı gördüğünde bile sonraki işin farklı olacağına inanabilir.
Araştırmalar neye bakıyor?
Newby-Clark ve çalışma arkadaşlarının araştırması, insanların görev tamamlama süresi tahminlerinde iyimser senaryolara ağırlık verebildiğini inceliyor. Bulgular, yalnız kötü ihtimalleri düşünmenin her zaman yeterli olmadığını ve geçmiş örneklerin nasıl kullanıldığının önemli olduğunu gösteriyor. Bu çalışmalar belirli görevler ve katılımcılar üzerinden yürütüldü; herkes her işte aynı miktarda yanılır diyemeyiz. Fakat plan yaparken yalnız işin nasıl yolunda gideceğini düşünmenin riskini görünür kılıyor.
Geçmiş kayıtlarına bakmak neden zor geliyor?
Geçen ayki rapor üç gün sürmüştü. Fakat yeni raporun daha kolay olacağını düşünüyorsun. 'O gün farklı şartlar vardı' diyorsun; belki de haklısın. Yine de geçmişteki gecikmelerin bir bölümü her projede tekrar ediyorsa onları hesaba katman gerekir. En iyi ipucu kendi çalışma hikâyendir. Tahmini yaparken önceki benzer görevlerin gerçekte kaç saat sürdüğünü, nerede beklediğini ve hangi bölümlerin düşündüğünden zor çıktığını not etmek yararlı olabilir.
Takvimde boşluk bırakmak tembellik değil
Toplantı, ulaşım, yemek, dinlenme ve hata düzeltme süresi gerçek hayatta vardır. Takvim yalnız ideal çalışma saatlerinden oluştuğunda ilk aksama bütün planı bozar. Bunun yerine parçaları ayrı ayrı düşün: Araştırma, taslak, kontrol, son düzenleme. Her parçanın süresini tahmin et, ardından beklenmedik işler için esneklik bırak. Önemli teslimlerde başkasının da gözden geçirme süresine ihtiyacı olabileceğini unutma. Planın amacı kusursuz görünmek değil, gerçekte işleyebilmektir.
Başkalarını da etkileyen tahminler
Kendi gecikmen yalnız seni değil, birlikte çalışan insanları da etkileyebilir. 'Akşama kesin biter' deyip yetiştiremediğinde karşıdakinin programı değişir. Bu nedenle tahmin ile söz vermeyi ayır. Emin olmadığın noktaları açık söyle. 'İlk taslağı bu saatte gönderebilirim, inceleme bir gün daha alabilir' demek profesyonelliği azaltmaz. Tam tersine, belirsizliği görünür kılar. İnsanlar gerçekçi takvimler üzerinde daha rahat işbirliği kurabilir.
Takvime bakınca neden her şey kolay görünür?
Bir işin süresini düşünürken çoğu kişi en sorunsuz senaryoyu gözünde canlandırır. Bilgisayar açılır, gerekli belgeler bulunur, kimse aramaz ve bütün kararlar hemen verilir. Gerçekte ise bir dosya eksik çıkar, toplantı uzar veya öğleden sonra enerjin düşer. İşin yapılacağı geleceğe yalnız niyetin üzerinden bakmak, bu küçük engelleri görünmez kılar. Tahminin yanlış olması her zaman tembellik değildir; planın yalnız tek bir olasılığı hesaba katmasıdır. Bu yüzden geçmişte benzer işi gerçekten ne kadar sürede tamamladığın yararlı bir ölçü olabilir.
Büyük işi parçalamak neyi değiştirir?
“Evi toparlamak iki saat sürer” demek kolaydır. Fakat mutfak, çamaşırlar, kitaplık, eksik malzemeler ve çöpler ayrı ayrı düşünüldüğünde işin sınırları belirginleşir. Her parça için gereken zamanı kaba biçimde yazmak, saklı işleri görmene yardımcı olabilir. Burada amaç her dakikayı kontrol etmek değil, yeni bir işi üstlenirken gerçek yükünü tanımaktır. Bir ekipte çalışıyorsan süre tahmini yalnız kendi hızına bağlı değildir; başkasının teslimi, onay süreci ve teknik sorunlar da plana dahil edilmelidir.
Zaman tahmininde kendine karşı dürüst olmanın sosyal yönü de vardır. Bir işi yetiştireceğinden emin değilsen bunu erken söylemek, son dakikada herkesi zor durumda bırakmaktan daha iyidir. Gerçekçi olmayan sözler kısa süreli rahatlık yaratabilir fakat güveni aşındırabilir. Programına boşluk bırakmak, gerektiğinde yardım istemek ve yeni bilgi çıktığında tarihi güncellemek sorumluluktan kaçmak değil sorumluluk almaktır. Süreyi uzatmak başarısızlık değildir; yapılan işin gerçek koşullarını kabul etmektir.
Takvimini düzenlerken yalnız yapılacak işin süresini değil geçişlerin yükünü de yazabilirsin. Toplantıdan çıkıp yeni konuya geçmek, belgeleri bulmak veya ulaşım sağlamak zaman ister. İşlerin arasında hiç boşluk bırakmamak teoride verimli görünür ama gerçekte sürekli gecikmeye dönüşebilir. Kendinle ilgili tahminlerin düzenli olarak tutmuyorsa önceki örnekleri gözden geçir; süreyi neden kısa hesapladığını incele. Bu yaklaşım kendini suçlamaktan daha çok bilgi sağlar. Plan, hayatın her dakika aynı gideceği varsayımıyla değil değişiklik ihtimalini tanıyarak yapılmalıdır.
Küçük bir tahmin defteri
Önümüzdeki üç iş için başlamadan süre tahmini yaz. İş bittiğinde gerçek süreyi ve en çok zaman alan iki noktayı ekle. Sonra aradaki farkı değerlendir. Tahminin sürekli düşük kalıyorsa işin zor bölümlerini görmezden geliyor olabilirsin. Her işin mutlaka uzayacağını düşünmek de doğru değil. Ama kayıt tutmak, planlama becerisini sadece özgüvenle değil deneyimle geliştirmene yardım eder. Zaman tahmini yetenek değil, gözden geçirilebilen bir çalışma alışkanlığıdır.
İki saatlik işi altı saatte bitirmen seni değersiz yapmaz. Belki de planın gerçek dünyayla tanışmamıştı. En iyi takvim, kendine verdiğin hoş bir söz değil; geçmişte gerçekten ne yaşadığını da dinleyen takvimdir.




Sen ne düşünüyorsun?
Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.
Yorumları oku veya yorum bırak →