Sınava bir gece kala masaya oturdun. Sayfalar çevrildi, altları çizildi, kahveler bitti. Sabah soruları görünce çoğunu tanıdın. Aradan bir hafta geçtiğinde ise aynı konuyu arkadaşına anlatmaya çalışırken kelimeler gelmedi. İnsan böyle bir durumda hemen kendisini suçluyor: 'Demek ki hafızam zayıf.' Oysa sorun her zaman hafızanın kapasitesi değil, bilginin hangi aralıklarla çalışıldığı olabilir.
Çok çalışmak ile iyi öğrenmek aynı şey değil
Bir konuyu aralıksız çalışırken tanıdık gelmesi, onu gelecekte kendi başına hatırlayacağın anlamına gelmez. Az önce okuduğun cümle gözünün önündedir; seçenekler sana doğru cevabı çağrıştırır. Bu rahatlık, öğrenmenin kalıcı olduğu izlenimini verebilir. Sonraki günlerde o görsel ipuçları ortadan kalkınca bilgiye ulaşmak zorlaşır. Burada dikkat edilmesi gereken şey yalnızca süre değil, aynı bilgiyle kaç farklı zamanda yeniden karşılaşıldığıdır.
Araya zaman girmesi neden işe yarar?
Aralıklı çalışma, bütün süreyi tek oturuşta tüketmek yerine aynı konuyu farklı günlere yayar. İlk karşılaşmada konuya aşina olursun; sonraki karşılaşmada unutmuş olduğun yerleri fark edersin. Bu küçük hatırlama mücadelesi çoğu öğrenci için yararlı bir öğrenme fırsatına dönüşebilir. Konuya beş gün boyunca yarımşar saat ayırmak ile bir gün iki buçuk saat boyunca oturmak aynı hissettirmez. Daha zor görünen ikinci karşılaşma, uzun vadede daha anlamlı olabilir.
Araştırma ne söylüyor?
Sınıf ortamlarındaki çalışmaların değerlendirildiği bir meta-analitik derleme, aralıklı tekrarın öğrenme üzerindeki etkisini inceliyor. Bulgular, tek seferde yoğun çalışmaya karşı aralıklı uygulamaların uzun süreli hatırlama bakımından değerli olabileceğini gösteriyor. Bununla birlikte en uygun tekrar aralığı herkes ve her ders için tek sayı değildir. Matematik problemi, yabancı dil kelimesi ve tarihsel bir olay aynı öğrenme yükünü taşımayabilir. Araştırmanın gücü sihirli bir takvim vermesinde değil, çalışma düzeninin önemini göstermesinde.
Sınavdan sonra da hatırlamak istiyorsan
Örneğin pazartesi yeni konuyu okuyup üç soruyu çözebilirsin. Çarşamba günü defteri kapatarak ana fikri hatırlamayı denersin. Cumartesi kısa bir test yapar, bir sonraki hafta karıştırdığın başlıkları yeniden açarsın. Bu bir okul programı olmak zorunda değil. İş yerinde öğrendiğin yeni bir işlem, kullandığın programın özellikleri ya da bir dilde kurduğun cümleler için de benzer mantığı uygulayabilirsin. Önemli olan aynı bilgiyi kısa aralıklarla yeniden çağırmaya fırsat tanımaktır.
Yanlış anlaşılan nokta
Tekrarları seyrekleştirmek, hiç çalışmadan beklemek demek değil. Ayrıca bir konunun anlaşılmadığı yerde sadece takvim hazırlamak fayda sağlamaz. Önce temel kavramı öğrenmek, ardından farklı örnekler görmek ve kendi kendini sınamak gerekir. Uyku, kaygı, dikkat sorunu ve öğrenilen konunun güçlüğü de hatırlamayı etkileyebilir. 'Üçüncü gün mutlaka şu kadar tekrar' gibi katı kurallar bu çeşitliliği göz ardı eder. Öğrenme planın hayatına sığmalı; seni her aksamada başarısız hissettirmemelidir.
Sınavdan sonraki sessizliği düşün
Pazar günü öğrendiğin bir tanımın salı günü hâlâ tanıdık gelmesi mümkündür. Fakat cuma günü boş bir kâğıda yazmaya kalkınca ilk kelimeyi bulamayabilirsin. Bu farkı anlamanın bir yolu, çalışmayı birkaç güne bölüp her seferinde küçük bir hatırlama denemesi yapmaktır. Pazartesi on beş dakika, çarşamba on dakika ve hafta sonunda kısa bir yoklama; tek gecelik dört saatlik çalışmadan farklı bir deneyim yaratır. Aralıkların ne kadar olması gerektiği, sınava kalan zamana ve öğrenilen konuya bağlıdır. O nedenle herkes için aynı takvimi önermek doğru olmaz. Önemli olan tekrarla sınamanın birbirini tamamlamasıdır.
Öğrendiğini nerede kullanacaksın?
Yabancı dil sözcüklerini düşün. Deftere bakarak okuduğunda hepsini biliyor gibi hissedebilirsin. Sonra birisi sana o sözcüklerden biriyle cümle kurmanı istediğinde takılırsın. Çünkü gerçek yaşam bilginin yerini değil, gerektiğinde ona nasıl ulaşacağını sorar. Konuyu farklı sorularla, küçük örneklerle ve kendi kelimelerinle açıklamak, yalnız göz aşinalığına dayanan güveni sınar. Ara verdiğinde de beyninin kendiliğinden her şeyi sakladığını varsayma; yeniden dönüp hangi parçaların gerçekten hatırlandığını kontrol et.
Bir öğrenci için bu yaklaşım disiplin yarışı değildir. Okul, iş, aile ve dinlenme yükü birbirinden farklıdır. Üç gün çalışamadıysan programı tümüyle çöpe atmak yerine en önemli iki kavrama geri dönebilirsin. Kalıcı öğrenme yalnız toplam çalışma saatinin meselesi değil; çalışmanın nasıl dağıtıldığı, ne kadar geri çağırma yapıldığı ve hangi bilginin gerçekten anlaşıldığı meselesidir. Unuttuğun yeri görmek, başarısızlığının damgası değil bir sonraki çalışmanın başlangıç noktasıdır.
Üstelik öğrenmeyi sınavdan hemen sonra değerlendirmek yanıltıcı olabilir. Konuyu on dakika önce okuduktan sonra verilen kolay sorular, uzun vadeli hatırlamayı yeterince göstermeyebilir. Daha sonraki bir günde kısa bir deneme yapmak gerçekten neyin kaldığına bakmanı sağlar. Bu süreçte unutulan bilgiyi yeniden öğrenmek, ilk kez çalışmakla aynı şey değildir. Yanlış hatırladığın bir tarihi kontrol edebilir, karışan iki kavramı yan yana yazabilirsin. Kendi sürecini başkasının hızına göre değil, zaman içinde neyi bağımsızca açıklayabildiğine göre değerlendir. Kalıcılığı görmek sabır ister.
Daha gerçekçi bir çalışma düzeni
Bir takvimin başına küçük bir işaret koy: Konuyu ilk öğrendiğim gün, ilk hatırlama denemem, ikinci hatırlama denemem. Hangi başlıkta zorlandığını iki cümleyle not et. Bir hafta sonra geri dönüp hiç bakmadan anlatabileceğin yerleri kontrol et. Yalnız doğru cevap sayısı değil, neyi hangi ipucuyla hatırladığın da önemlidir. Bu gözlem sana 'Ben öğrenemiyorum' demekten daha kullanışlı bilgiler verir. Uzun bir gece yerine birbirini tamamlayan kısa buluşmalar, bilginin zihinde yer edinmesine yardımcı olabilir.
Sınav gecesinin telaşı tanıdık olabilir. Fakat hafızayı yalnızca bir gecelik performansla değerlendirmek haksızlık. Öğrenme, bilgiyi bir kez görmekten çok ona yeniden ulaşabilecek yollar kurma işi. O yolların oluşması için takvimde küçük boşluklara ve yeniden denemeye ihtiyaç var.




Sen ne düşünüyorsun?
Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.
Yorumları oku veya yorum bırak →