Evde dikkatli davranan bir gencin arkadaşlarının yanında düşünmeden hareket ettiğini gördüğünde şaşırabilirsin. Hızla verilen kararlar, kalabalığın önünde yapılan gösteriler, 'Hadi sen de' baskısı... Yetişkin için kolay görünen bir hayır, akran grubunun içinde daha karmaşık hissedilebilir. Bu durum bütün gençleri düşüncesiz ilan etmez. Fakat sosyal çevrenin kararlar üzerindeki etkisinin yaşa göre değişebildiğini gösteren araştırmalar var.
Risk yalnız başına hesaplanmıyor
Bir kararı verirken yalnız olası kazancı ve zararı düşünmeyiz. Yanımızda kimlerin olduğu da önemlidir. Arkadaşların güldüğünde, onayladığında veya cesaretlendirdiğinde bir davranışın toplumsal değeri artabilir. Kabul görmek, grubun dışında kalmamak, cesur görünmek gibi beklentiler risk hesabına eklenir. Bu yüzden yetişkinin 'İyi de bunu neden yaptın?' sorusu genç için kolay yanıtlanamayabilir. Çünkü olayın merkezinde yalnız davranışın sonucu değil, o anda yaşanan sosyal ilişki vardır.
Deneylerden gelen ipucu
Gardner ve Steinberg'in 2005 yılında yayımlanan çalışmasında ergenler, genç yetişkinler ve yetişkinler yalnızken veya aynı yaş grubundan arkadaşları yanındayken risk içeren görevler yaptı. Grupla bulunmanın riskli kararları artırabildiği, bu etkinin ergen ve genç yetişkinlerde daha belirgin olduğu gözlendi. Araştırmanın ölçtüğü görevler gerçek hayattaki bütün riskli durumları temsil etmez. Yine de arkadaş çevresinin yalnızca sözlü baskı yaparak değil, varlığıyla bile karar bağlamını değiştirebildiğini düşündürüyor.
Sert yasak niçin tek başına çözüm değil?
Yetişkinler kimi durumda yalnızca ceza ihtimalini büyütür. Oysa genç için grubun içindeki değersizlik hissi anlık bir riskten daha görünür olabilir. 'Böyle yapan aptaldır' demek konuşmanın kapısını kapatabilir. Bunun yerine yaşanabilecek somut bir durumu konuşmak daha işe yarar: 'Arkadaşın seni istemediğin bir şeye çağırırsa nasıl çıkarsın?' Bu, genç adına bütün kararları almak değil, zor bir an için seçenek üretmesine yardımcı olmaktır.
Akran etkisinin iyi tarafı da var
Arkadaş grupları yalnızca olumsuz davranışlara yöneltmez. Bir gencin ders çalışmaya başlaması, bir spor takımına katılması, zorbalığa karşı çıkması ya da yardım istemesi de akranlarının tutumundan etkilenebilir. Birlikte yapılan olumlu etkinlikler destek ve aidiyet sağlayabilir. Dolayısıyla 'Arkadaşlarından uzak dur' tavsiyesi çoğu zaman fazla basittir. Asıl soru hangi grupta, hangi davranışın değer gördüğü. Destekleyici arkadaşlıklar önemli bir koruyucu kaynak olabilir.
Evde kurulabilecek konuşma
Gencin anlattığı bir olayda hemen kimin suçlu olduğunu belirlemek yerine önce koşulları sor. 'Orada kimler vardı?', 'Bunu yapmasaydın ne olacağını düşünüyordun?', 'Şimdi olsa farklı bir yol seçer miydin?' Sonra kendi gözlemini açıkça söyle. Ciddi güvenlik risklerinde sınır koymak gerekir; fakat sınırların nedenini saklamak yerine anlatmak ilişkinin güvenilirliğini artırabilir. Gençlerin riskleri anlaması için yalnızca uyarı duymaya değil, düşünme fırsatına ihtiyacı var.
Arkadaşın bakarken dünya değişir mi?
Genç bir insan tek başına bisiklet sürerken dikkatli olabilir. Arkadaşları önünde aynı yokuşa geldiğinde hızını artırmak isteyebilir. Buradan “Ergenler düşünmez” sonucu çıkmaz. Başkalarının yanında nasıl göründüğümüz hepimizi ilgilendirir; ergenlikte ise sosyal onayın ve kabul görmenin ağırlığı farklılaşabilir. Araştırmaların incelediği mesele, karar verme becerisinin tamamen yok olması değil sosyal koşulların bazı seçimleri nasıl etkilediğidir. Aynı genç, kendisini güvende hissettiği bir arkadaş grubuyla çok daha dikkatli davranabilir.
Riski yalnız yaşa bağlamak yanıltır
Aile ortamı, yetişkin desteği, şehirdeki güvenli alanlar ve arkadaş ilişkileri önemli etkenlerdir. Korkutucu bir uyarı levhası her durumda işe yaramaz; çünkü gencin yaşadığı sosyal ödül hissi başka bir taraftan gelebilir. “Bunu yaparsan mahvolursun” diye bağırmak yerine “Bu durumda arkadaşın ısrar ederse nasıl çıkarsın?” diye prova yapmak daha somut olabilir. Hazır bir çıkış cümlesi veya güvenilir bir yetişkine ulaşma planı, soyut öğütten daha kullanışlıdır. Fakat bu tür pratiklerin etkisini de her durum için garanti edemeyiz.
Ergenin kararlarını yalnız tehlike listesiyle değerlendirmemek gerekir. Akran etkisi birinin ilk kez gönüllü faaliyete katılmasına, spora başlamasına veya haksızlığa karşı ses çıkarmasına da katkı sağlayabilir. Arkadaşlık ilişkileri yalnız risk üreten mekanizmalar değildir. Önemli olan gencin hangi gruplarda söz hakkı bulduğu, hayır diyebildiği ve hata yaptığında yardım isteyebildiğidir. Destek, kontrol ile aşağılamanın birleşmesi değil güvenli seçeneklerin artırılmasıdır.
Bir genç “Arkadaşlarım güler” diye düşündüğü için bir davranışa katılıyorsa yalnız tehlike hakkında bilgi vermek yeterli gelmeyebilir. Grubun içindeki itibarı kaybetme korkusunu da ciddiye almak gerekir. “Hayır, ben yapmayacağım” demenin sosyal bedeli hissedilebilir. Yetişkinler önceden güvenli cümleler, alternatif planlar ve ulaşılabilir destekler konusunda konuşabilir. Buna rağmen her olayın sorumluluğunu gence yüklememek gerekir; yetişkinlerin güvenli çevre oluşturma görevi devam eder. Akran baskısını anlamak, gençleri suçlamak değil gerçek seçim alanlarını güçlendirmek içindir.
Her genci aynı kalıba koyma
Yaş, kişilik, aile ilişkileri, sosyal çevre, ruh sağlığı ve önceki deneyimler kararları etkiler. Arkadaş yanında daha fazla risk alma eğilimi, bütün ergenlerin sürekli tehlike aradığı anlamına gelmez. Ayrıca deneysel bir görevde alınan risk ile trafikte, internette veya ilişkilerde alınan risk arasında ciddi fark bulunabilir. Bir genci tek bir davranış üzerinden tanımlamak yerine farklı koşullardaki kararlarını anlamak daha adil olur.
Ergenlikte arkadaşın bakışı güçlü bir etken olabilir. Bunu küçümsemek yerine anlamak, riskli bir anı önceden konuşmak ve gencin kendi kararını savunmasına alan açmak daha değerli bir başlangıçtır.




Sen ne düşünüyorsun?
Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.
Yorumları oku veya yorum bırak →