Söyleyemediğimiz Duygular Bedenimizde Nasıl Yankılanıyor?

Mutfakta Sessiz Bir Endişe

Birine kırıldın. Söylemedin.

“Şimdi mesele çıkarmayayım” dedin. Konuşmayı sürdürdün, gülümsedin, günlük işlerine döndün. Ama içindeki gerginlik kaybolmadı.

İnsan duygularını anlatmakta zorlandığında bunun bedensel tarafı da olabilir mi?

Dilin sustuğu yerde beden konuşur mu?

Duyguyla beden arasında bağlantılar var. Stres yaşadığımızda kaslarımız gerilebilir, uykumuz bozulabilir, midemiz rahatsız olabilir. Fakat her ağrıyı bastırılmış duyguya bağlamak bilimsel olarak doğru değildir. Bedensel yakınmaların tıbbi nedenleri de araştırılmalıdır.

2025 yılında İran'daki uzak mesafe ve yakın mesafe romantik ilişkilerde bulunan 442 yetişkinle yürütülen çalışma, duyguları ifade etme konusundaki kararsızlıkla bedensel belirtiler arasında ilişki buldu. Araştırmacıların özel olarak sınadığı “duyguyu bastırma bu ilişkiye aracılık ediyor” açıklaması ise desteklenmedi.

Bu ayrıntı önemli. Sonuç, “Söylemediğin her şey bedeninde hastalık yapar” demiyor. Duygular, ilişki bağlamı ve bedensel belirtiler arasındaki ilişkinin daha karmaşık olduğunu gösteriyor.

Susmak her zaman huzur değildir

Bir tartışmada susmayı seçmek doğru olabilir. Her düşünceyi anında söylemek gerekmez. Fakat sürekli kendi ihtiyacını geri çektiğinde karşı taraf ne yaşadığını öğrenemez.

“Sana kızgınım” demekle “Sen kötü bir insansın” demek aynı şey değil. İlki duygunu anlatır. İkincisi karşındakine hüküm verir.

Duyguyu ifade etmek, bir ilişkiyi yönetmenin yollarından biridir; tek başına bütün sorunları çözmez.

Bedenine kulak verirken gerçeği atlama

Sürekli ağrı, çarpıntı veya başka bedensel şikâyetlerin varsa bunları yalnız psikolojiyle açıklama. Gerekirse tıbbi değerlendirme al.

Aynı zamanda kendine sor: “Bugün hangi duygumu açıkça ifade edemedim?”

“İçimde tutayım” kararı ne kadar sürer?

Bir tartışmanın ortasında susmak geçici olarak yararlı olabilir. Öfke yükselmişse konuyu sonra konuşmak zarar vermeyi önleyebilir. Ancak sürekli olarak ihtiyaçlarını saklamak, ilişkide anlaşılma ihtimalini azaltır.

Duyguyu açıklarken ölçü koymak mümkün. “Dün konuşmamız kısa kesilince kendimi dışarıda kalmış hissettim” cümlesi, “Sen beni hiç önemsemiyorsun” cümlesinden farklıdır. Birincisi deneyimini anlatır; ikincisi karşındaki kişinin bütün davranışları hakkında hüküm verir.

Günlük ilişkide bu ayrımın etkisi büyük olabilir. Karşı taraf ne yaşadığını anlamak için daha somut bilgi alır. Sen de düşünceni saklamadan ifade etmiş olursun.

Yine de ilişki içinde korku, baskı veya şiddet varsa sıradan iletişim önerileri yeterli değildir. Güvenlik ve profesyonel destek öncelikli hâle gelir.

Duygularla ilgili iyi bir anlatımın gücü, her şeyi psikolojiye bağlamasında değil, neyi gerçekten bildiğini açık tutmasındadır.

**İyi iletişim, her şeyi söylemek değil; önemli olanı saklanmadan ve karşıdakini incitmeden anlatabilmektir.**

---

**Kaynak ve uyarlama:** Okati ve arkadaşları (2025), “The relationship between ambivalence over the expression of emotions and somatic symptoms among Iranian long-distance and geographically close partners: The mediating role of emotional suppression”, PLOS. https://doi.org/10.1371/journal.pmen.0000434

Bu yazı, yukarıdaki CC BY lisanslı araştırma esas alınarak psikoanaliz.net için özgün Türkçe anlatımla hazırlanmış bir uyarlamadır; araştırmanın birebir çevirisi değildir.

[CC BY lisansı](https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/).

**Editör notu:** Sağlık bilgisi genel bilgilendirme amaçlıdır; uzman incelemesi bekleniyor.

Duygu bedende sessizce yer tutabilir

Söylenmeyen şeyler ortadan kaybolmaz. İfade edilemeyen öfke omuzlarda sertliğe, uzun süren kaygı mide düğümüne, sürekli gerilim nefesin sığlaşmasına eşlik edebilir. Bu, her bedensel belirtinin psikolojik kökenli olduğu anlamına gelmez; ancak bedenle duygular arasındaki ilişkinin güçlü olduğunu hatırlatır.

İnsan duygularını yalnız zihninde yaşamaz. Onları taşır, sıkıştırır, bastırır ya da dışa vurur. Beden bu sürecin sessiz tanığıdır.

İfade alanı açmak neden önemlidir?

Duyguyu hemen çözmek her zaman mümkün olmayabilir. Ama onun adını koymak, güvenli bir yerde paylaşmak, yazmak ya da terapide çalışmak bedendeki yükü değiştirebilir. İfade edilen duygu kaybolmasa bile tek başına sıkışık kalmaz.

Bu nedenle duygusal farkındalık yalnız iç dünya için değil, günlük bedensel rahatlık için de önemlidir. Kendi hissini tanıyan insan, taşıdığı yükü daha net anlayabilir.

Söylemediğin şey hangi biçimde geri dönüyor?

Bir tartışma sırasında söylemek istediğin her şeyi yuttun. Gün bitti, konuşma bitti; fakat senin içindeki gerilim bitmedi. Eve geldiğinde omuzların sert, yüzün yorgun. Bedende hissettiğin bu değişim, duygularla fizyolojik süreçler arasındaki ilişkinin günlük hayattaki karşılığını düşündürür.

Bundan “Her ağrının nedeni bastırılmış duygudur” gibi bir sonuç çıkaramayız. Baş ağrısının, karın ağrısının ve çarpıntının birçok bedensel nedeni bulunur. Yeni veya kalıcı belirtiler değerlendirilmelidir. Duygusal bağlantıyı ciddiye almak, bedensel nedenleri yok saymak değildir.

Duyguyu söylemek, tartışmayı kazanmak değildir

Duygular hakkında konuşmak için büyük bir hesaplaşma gerekmez. “Bu söz beni kırdı”, “Şu anda yoruldum”, “Bu konuda düşünmek için zamana ihtiyacım var” gibi kısa cümleler, kendini daha anlaşılır kılar. Karşındaki hemen anlamasa bile kendi deneyimini tanımlamış olursun.

İçine atmakla her düşünceni anında söylemek arasında geniş bir alan var. İnsan bu alanda kendi sınırını bulabilir. Konuşamadığın yerde yazı, güvenilir biriyle sohbet veya profesyonel destek de seçenek olabilir. Duygunun içindeki gerçeği anlamak için önce onu fark etmeye izin vermek gerekir.

Kaynak: Okati ve arkadaşları (2025), “The relationship between ambivalence over the expression of emotions and somatic symptoms among Iranian long-distance and geographically close partners: The mediating role of emotional suppression”, PLOS. https://doi.org/10.1371/journal.pmen.0000434.

Kaynak lisansı: CC BY (PLOS). Türkçe uyarlama; özgün araştırmanın bağlantısı yukarıdadır.

Okur deneyimleri (0) · Yorum yaz

Sen ne düşünüyorsun?

Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.

Yorumları oku veya yorum bırak →

İlk yorumu sen yaz


Yorum yazmak için giriş yap veya kayıt ol.