4 dakikalık okuma

Çocuklar Neden Aynı Masalı Defalarca Dinlemek İster?

Büyükbaba ve Torunla Kitap Keyfi

Çocuk sana aynı kitabı uzattı. Dün okudun, önceki gün okudun, belki ondan önceki hafta da. Sen yeni bir hikâye önerince başını salladı: 'Hayır, bunu.' Yetişkin için tekrar sıkıcı olabilir; çocuk içinse tanıdık hikâyede yeni ayrıntılar fark etmenin fırsatı olabilir. Tekrarın çocukların dil öğrenmesiyle nasıl ilişkili olduğunu inceleyen çalışmalar da var.

Aynı hikâyede başka bir şey duyulabilir
İlk okumada çocuk kahramanın ne yaptığına odaklanabilir. İkinci okumada yeni bir kelimeyi fark eder. Üçüncüde olayların sırasını hatırlayıp sonraki sayfayı tahmin eder. Tanıdık akış, dikkatini farklı ayrıntılara ayırmasına yardımcı olabilir. Bu, bütün çocukların aynı masalı aynı nedenle istediği anlamına gelmez. Kimi çocuk sevdiği karakter için, kimi birlikte geçirilen sakin zaman için, kimi de beklediği sonu yeniden görmek istediği için kitapta ısrar eder.

Bir araştırma ne buldu?
Üç yaşındaki çocuklarla yapılan bir çalışma, aynı yeni kelimeleri farklı hikâyelerde duymakla aynı hikâyenin tekrarlarında duymayı karşılaştırdı. Aynı hikâye bağlamının tekrar edilmesi, belirli kelimelerin hatırlanmasında daha güçlü sonuçlarla ilişkiliydi. Bu sonuç her çocukta ve her kitapta aynı etkiyi beklemek için yeterli değil; fakat tekrarın kelime öğrenme fırsatı sunabileceğini gösteriyor. Çocuklar yalnızca yeni bilgiyle değil tanıdık bağlamı kullanarak da öğrenebilir.

Birlikte okumanın ilişki tarafı
Çocuk kitabın sonunu ezbere biliyor olabilir; yine de senin sesini duymayı isteyebilir. Aynı koltuğa oturmak, sayfayı birlikte çevirmek ve sevdiği yerde gülmek bir rutin oluşturur. Kitap yalnız dil malzemesi değildir; yetişkinle paylaşılan bir deneyimdir. Bu nedenle her okumayı kelime sınavına çevirmek gerekmiyor. 'Şu ne?' sorusunu sürekli tekrarlamak yerine çocuğun neye dikkat ettiğini izlemek daha doğal olabilir.

Ne zaman yeni kitap sunmalı?
Çocuğun sevdiği kitabı kaldırıp yenisini zorlamak zorunda değilsin. Tanıdık hikâyenin yanına başka bir kitap koyabilir, seçimi ona bırakabilirsin. Aynı hikâyede yeni sorular açmak da mümkün: 'Sence kahraman neden geri döndü?' gibi. Ancak çocuk ilgilenmiyorsa devam etmek için baskı yapma. Kitapla kurulan ilişki bir performans yarışına dönüşmemeli. Merakını canlı tutmak, bütün sayfaları bitirmekten daha önemli olabilir.

Her çocuğun öğrenme hızı aynı değil
Dil gelişimi, dikkat ve gelişimsel özellikler çocuklar arasında değişir. Tekrarı sevmesi tek başına bir sorun işareti değildir. Diğer taraftan iletişim veya dil gelişimi konusunda belirgin kaygılar varsa çocuk sağlığı uzmanlarından değerlendirme almak uygundur. Araştırmadaki belirli deneyler bütün gelişim süreçlerini açıklamaz. Kitap seçerken çocuğun yaşı kadar ilgisini, rahatlık düzeyini ve birlikte geçirilen zamanın niteliğini de göz önünde tutmak gerekir.

Tanıdık hikâyenin verdiği rahatlık
Küçük çocuk kitapta sıradaki sayfada ne olacağını bilir. Yine de kitabı açmanı ister. Çünkü tanıdık son yalnız bilgi değildir; sesin, odadaki ortam ve beraber geçirilen zaman da deneyimin parçalarıdır. Tekrar, bazı çocuklar için kelimeleri ve olay sırasını daha kolay izleme olanağı yaratabilir. Ancak her çocuğun aynı kitaba ilgi duyması beklenmez. Yeni hikâye isteyen, hareket ederek dinleyen veya kısa sürede dikkatini değiştiren çocukların da öğrenme yolları vardır. Amaç çocukları tek bir okuma kalıbına zorlamak değildir.

Tekrarın öğrenmedeki yeri
Bir kelimeyi ilk duyduğunda anlaması zor olabilir. Aynı hikâyenin içinde yeniden duyduğunda çevresindeki cümlelerden ipucu toplar. Çocukların tekrarlanan öykülerden sözcük öğrenmesi üzerine yapılan araştırmalar, bazı koşullarda tekrarın yararlı olabileceğine işaret eder. Fakat bu bulgular her yaş, dil düzeyi veya kitap türü için aynı sonuç veren kesin kurallar değildir. Hikâyeyi okurken çocuğun sorularına yanıt vermek, resimler üzerinde konuşmak ve ilgisini izlemek tekrarın niteliğini değiştirebilir.

Yetişkinin sıkılması da gerçek bir durumdur. Aynı masalı kırkıncı kez okurken sabırsızlandığında kendine kızmak zorunda değilsin. “Bugün bunu okuyalım, sonra senin seçtiğin başka bir hikâyeye bakalım” diyerek seçenek sunabilirsin. Kitap okuma bir performans sınavı olmamalı. Çocukla ortak geçirilen süre yalnız doğru kelimeleri öğretme amacı taşımaz; yakınlık, eğlence ve birlikte hayal kurma da değerlidir. Bir masal tekrarlandığında çocuğun dünyasında her seferinde aynı şey yaşanmıyor olabilir.

Masalı bir kez daha okurken çocuğa küçük bir seçim sunabilirsin: “Bu sayfadaki köpek nereye gidiyordu, hatırlıyor musun?” Çocuk cevap vermek istemezse oyuna devam et. Her sayfayı teste dönüştürmek, birlikte okumayı zorunluluğa çevirebilir. Hikâyenin aynı olması, konuşulan her ayrıntının aynı kalacağı anlamına gelmez; çocuğun ilgisi zaman içinde değişebilir. Belki ilk hafta hayvanı, sonraki hafta resimdeki renkleri merak eder. Yetişkinin görevi bu merakı sürekli ölçmek değil güvenli bir ortak zaman yaratmaktır. Kitapla kurulan bağ, doğru yanıt sayısından daha geniştir.

Okuma sırasında çocuğun sevdiği sayfaya yeniden dönmek de ortak deneyimin parçasıdır. Her tekrarın mutlaka ölçülebilir bir öğrenme sonucu olması gerekmiyor.

Bir okuma akşamını zenginleştirmek
Önce çocuğun kitabı seçmesine izin ver. Sayfaları aceleyle çevirmek yerine resimlere birlikte bak. Tanıdık kelimeleri onun tamamlamak istemesine fırsat tanı. Sonra aynı kitapta seni şaşırtan küçük bir ayrıntıyı göster. İstersen ertesi gün hikâyeyi oyun içinde yeniden canlandırın. Her gün yeni bir ürün ortaya çıkması gerekmiyor. Tekrar, yetişkinlerin sandığından daha canlı ve değişken bir deneyim olabilir.

Çocuk aynı masalı istediğinde yalnız yeni bir hikâyeyi reddetmiyor olabilir. Belki de bildiği dünyaya yeniden girip orada daha önce fark etmediği bir şeyi keşfetmek istiyordur.

Okur deneyimleri (0) · Yorum yaz

Sen ne düşünüyorsun?

Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.

Yorumları oku veya yorum bırak →

İlk yorumu sen yaz


Yorum yazmak için giriş yap veya kayıt ol.