Bir Hedef Yazmak Yetmiyorsa Onu Gerçeğe Dönüştüren Ayrıntı Ne?

Rustik Bahçede Fide Dikimi

'Bu yıl daha çok okuyacağım.' Güzel bir cümle. 'Sağlıklı yaşayacağım' da öyle. Fakat bu sözleri hangi gün, nerede, hangi engelle karşılaştığında ne yapacağını düşünmeden bırakırsan hayatın kalabalığı içinde kaybolmaları kolaylaşır. Çünkü niyet, yapılacak işin adresini tek başına göstermez. İnsan istediği şeyi biliyor olabilir; yine de o işe başlaması gereken anı kaçırabilir.

İstemek ile yapmak arasına hayat giriyor
Bir hedefin önüne çıkan engel her zaman isteksizlik değildir. Buluşmalar değişir, telefon çalar, yorgunluk artar. O anda ne yapılacağına daha önce karar verilmemişse en kolay seçeneğe yönelirsin. Özellikle alıştığın bir davranışı değiştirmek istiyorsan niyetini günün somut bir anına bağlamak işe yarayabilir. 'Boş buldukça yürürüm' belirsizdir; 'Mesai bitince iş yerinin önünden parka yürüyeceğim' daha belirgin bir başlangıç noktasıdır.

Eğer–o hâlde planı
Psikolojide uygulama niyeti diye ele alınan yaklaşım, bir durumu belirli bir eylemle eşleştirir. Örneğin 'Akşam çayı koyarken telefonu mutfağın dışına bırakacağım.' Ya da 'Ders çalışırken bildirim gelirse telefonu açmadan sessize alacağım.' Araştırmalar bu tür planların hedefe ilerlemeyi kolaylaştırabildiğini gösteriyor. Planın gücü bütün engelleri silmesinde değil, karşılaşılabilecek bir an için önceden yol açmasında. Ne yapacağını o an yeniden tartışmak zorunda kalmazsın.

Araştırma ne kadarını destekliyor?
Zihinsel karşılaştırma ve uygulama niyeti çalışmalarını inceleyen bir meta-analiz, belirli hedeflerde bu yöntemlerin olumlu etkilerini değerlendiriyor. Bulgular umut verici olsa da etkiler kişinin hedefi, şartları ve uygulamanın niteliğine göre değişiyor. Bu nedenle 'Her hedefi tek cümleyle gerçekleştirebilirsin' vaadi bilimsel değil. Ayrıca gerçekçi olmayan bir hedefi çok ayrıntılı planlamak onu kendiliğinden doğru hedef yapmaz. Plan, isteğin yerine geçen sihirli bir güç değil; onu harekete geçirmeye yardım eden bir araç.

Önüne çıkan engeli de planla
Yeni bir dil öğrenmek istiyorsun. 'Her gün bir saat' hedefi yoğun bir iş gününde ağır gelebilir. İki ayrı durum düşün: Normal gün ve zor gün. Normal günde yirmi dakika pratik yaparsın; çok yorgun olduğunda beş kelimeyi hatırlamaya çalışırsın. Böylece planın tek bir mükemmel güne bağlı kalmaz. Önemli olan geçiştir: İş bittiğinde, eve girince, kahve hazırlarken. Davranışı hangi işaretten sonra başlatacağını bilmek, işi gündelik hayatta görünür kılar.

Plan seni boğmaya başladığında
Her dakikayı programa bağlamak zorunda değilsin. Çok katı çizelgeler, aksama yaşadığında suçluluk ve vazgeçme isteği yaratabilir. Bazı hedefler de değişen koşullara göre yeniden düşünülmelidir. Sağlıkla ilgili meseleler, maddi zorluklar ve aile sorumlulukları için esneklik gerekir. Yaptığın planı birkaç gün sonra gözden geçirmen başarısızlık değildir. Etkili plan, hayatı inkâr eden değil, hayatın gerçek koşullarına uyum sağlayan plandır.

Engel çıkınca uygulama planı devreye girer
Bir arkadaşınla yürüyüşe çıkmaya karar verdin. İşten erken çıktığın günler her şey kolaydı; yağmurlu bir akşam plan bozuldu. Baştan “Yağmur yağarsa evde on dakika hareket edeceğim” diye düşünmüş olsaydın alternatifin hazır olabilirdi. Böyle koşullu planlar, davranışı her seferinde sıfırdan karara bağlama yükünü azaltmayı amaçlar. Fakat kişinin fiziksel durumuna ve ortamına uygun olmayan planlar yalnız kâğıt üzerinde çalışır. Güvenli yürüyüş alanı yoksa sorun kararın zayıflığı olmayabilir; ihtiyaç duyduğun ortam sağlanmıyordur.

Ölçülebilir hedef ile kendine baskı kurmak farklıdır
Bir yazar her gün yüz kelime yazmayı hedefleyebilir. Bu sayı başlanacak işi görünür kılar. Ancak ertesi gün hastalandığında hedefi tutturamadığı için kendini cezalandırırsa küçük plan yeni bir yük hâline gelir. Ölçü, kişinin kendisini denetleyen bir sopa değil ilerlemenin nerede kaldığını gösteren bir işaret olmalıdır. Bazı hedeflerin sayısal karşılığı da yoktur: Daha dikkatli dinlemek, aile içinde daha açık konuşmak veya bir arkadaşın sınırına saygı duymak gibi davranışlar yalnız sayaçla ölçülemez.

Planını bir hafta sonra gözden geçir. Hangi durumda harekete geçtin, hangi durumda zorlandın, beklemediğin ne oldu? Sonuca bakarken yalnızca kişisel güç arama; gerekli malzeme, sosyal destek, zaman ve sağlık koşulları da sürecin parçasıdır. Hedef değiştirmek her zaman vazgeçmek değildir. Bir plan kişinin hayatına uymuyorsa yeniden tasarlamak daha akıllıcadır. Kâğıttaki kusursuz cümlenin değil, gündelik hayatında işleyen davranışın peşine düş.

Hedefin neden senin için önemli olduğu da planın bir parçasıdır. Sadece çevrendekiler spor yapıyor diye başlayan birinin isteği, kendini daha rahat hareket ederken hissetmek isteyen kişiyle aynı olmayabilir. Başkasının hedefini otomatik olarak devralmak, engel çıktığında sürdürmeyi zorlaştırabilir. “Bu planı gerçekten ben mi istiyorum?” diye sormak basit ama değerli bir kontroldür. Uygulama niyetleri üzerine araştırmalar davranış planlamasının önemini incelerken bütün sonuçları yalnız plan cümlesine bağlamaz. Kişisel değer, ortam ve gerçekçi destek de uzun vadeli çabanın parçalarıdır.

İki cümlelik bir deneme
Şimdi seçtiğin tek hedef için şunu yaz: 'Şu durum olduğunda şu küçük davranışı yapacağım.' Ardından engeli düşün: 'Şu sorun çıkarsa şu alternatif adımı atacağım.' İlk hafta boyunca hangi günlerde uygulandığını not et. Bütün sonuçları kişiliğinle ilgili bir hükme çevirmeden gözlemle. Belki yanlış saati seçtin, belki görev büyüktü, belki hedef artık senin için anlamlı değil. Bu bilgiler planını geliştirir. Niyetini daha somut hâle getirdikçe eylemi başlatmak kolaylaşabilir.

Büyük hedeflerin değeri var. Fakat hayat onları cümlelerin içinde değil, takvimin ve günün içinde sınar. Hedefin gerçek karşılığı, hangi an geldiğinde ne yapacağını biliyor olmanda gizli olabilir.

Okur deneyimleri (0) · Yorum yaz

Sen ne düşünüyorsun?

Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.

Yorumları oku veya yorum bırak →

Bu yazıdaki kavramlar

İlk yorumu sen yaz


Yorum yazmak için giriş yap veya kayıt ol.