Arkadaşının Başarısına Sevinirken Neden İçin Sızlayabilir?

Sıcak Işıklar Altında Alkışlar

Arkadaşın sonunda istediği işe kabul edilmiş. Telefonda sevincini duyunca sen de mutlu oluyorsun; gerçekten hak ettiğini düşünüyorsun. Sonra telefonu kapatıp kendi hayatına bakıyorsun. Bir an içinden “Peki ben neden hâlâ aynı yerdeyim?” sorusu geçiyor. Güzel habere duyduğun sevinçle küçük bir sızı aynı anda var olabiliyor.

Bu ikili duygu, arkadaşını sevmediğini ya da kötü biri olduğunu kanıtlamaz. İnsan başkasının başarısını görürken kendi isteklerini, eksik sandığı yönlerini ve ertelenmiş hedeflerini de fark edebilir. Başarı haberi bir aynaya dönüşür. Aynada gördüğün şey başkasının hayatı değil, kendi beklentilerin olabilir.

Sevinçle kıyaslama nasıl aynı anda yaşanır?

Yakın arkadaşlarımızı kendimize benzer görürüz. Aynı yaşta olmanız, aynı bölümden mezun olmanız veya benzer işlere başvurmanız karşılaştırmayı kolaylaştırır. Uzak bir ünlünün başarısı seni fazla etkilemezken birlikte sınava hazırlandığın kişinin terfisi içini hareketlendirebilir. Çünkü “O yaptıysa ben neden yapamadım?” sorusu hemen ortaya çıkar.

Psikoloji araştırmalarında yukarıya dönük sosyal karşılaştırma ve imrenme farklı biçimleriyle ele alınır. Bir çalışmada insanların daha başarılı gördükleri kişiye ilişkin değerlendirmelerinin, başarıyı hak edilmiş bulmalarına ve kendi durumlarını değiştirebileceklerine ilişkin düşüncelerine göre farklılaştığı incelendi. Bazı karşılaştırmalar gelişme isteği doğurabilir; diğerleri öfke ve uzaklaşma getirebilir.

Fakat burada önemli bir sınır var: Duyguların ortaya çıkışı ile o duygularla ne yaptığın aynı şey değil. İçinden geçen kısa bir kıskançlık dalgası ile arkadaşını küçültmeye çalışmak arasında büyük fark bulunur. Kendi duygunu anlamak, onu davranışın için mazeret yapmak demek değildir.

Asıl canını yakan başarı mı, kendi bekleyişin mi?

Arkadaşının güzel haberini duyduğunda sızının tam olarak nereye dokunduğunu düşün. İş mi istiyorsun? Görülmek mi? Ekonomik güven mi? Ailene bir şey kanıtlamak mı? “Onun başarısı beni üzdü” cümlesi geniştir. “Ben de uzun süredir emek veriyorum ve yol alamadığımı hissediyorum” demek daha açıklayıcı olabilir.

Bu ayrım önemlidir; çünkü arkadaşının başarısını geri alamazsın ve zaten almamalısın. Ama kendi hedefinle ilişkin üzerinde çalışabilirsin. Yeni bir başvuru hazırlamak, uzmanından görüş almak, beklentini yeniden değerlendirmek veya farklı bir yol aramak senin kontrol alanında olabilir.

Karşılaştırma yaparken koşulları da unutma. Başlangıç noktalarınız, aile desteğiniz, sağlık durumunuz, fırsatlarınız ve sorumluluklarınız aynı olmayabilir. Aynı sonuca aynı sürede ulaşmamak, birinin değerinin daha düşük olduğu anlamına gelmez. Hayat bir ortak sınav kâğıdı değil.

İki duyguyu birbirine düşman etme

Arkadaşına içten bir kutlama mesajı gönderebilir, ardından kendi hayal kırıklığınla ilgilenebilirsin. Birini sevindirmek için kendi üzüntünü inkâr etmek zorunda değilsin. Öte yandan üzüntünü onun omzuna yüklemek de gerekmiyor. Güven duyduğun başka biriyle kendi durumunu konuşmak daha uygun olabilir.

Biri sana “Kıskanma” dediğinde duygunun kendisinden utanabilirsin. Oysa duyguyu adlandırmak onu büyütmek zorunda değil. “İmreniyorum çünkü bu konu benim için önemli” demek, daha dürüst bir başlangıç olabilir. Böylece başkasının sevincini tehdit değil, kendi isteğini anlamaya yarayan bir işaret olarak görebilirsin.

Başkasının hayatını öğrenmek kendi yolunu küçültmesin

Sosyal karşılaştırmanın en yorucu taraflarından biri seçilmiş sonuçlarla karşılaştırma yapmaktır. Arkadaşının kutlama fotoğrafını görürsün ama aylarca yaşadığı reddedilmeleri, kaygıyı ve vazgeçmek istediği anları bilmeyebilirsin. Bu durumda kendi bütün hayatını onun en parlak beş dakikasıyla karşılaştırmış olursun. Adil bir ölçü değildir.

Başarı haberinin ardından duyduğun sızıyı davranışa çevirmeden önce bir gün beklemek iyi gelebilir. Hemen iğneleyici bir yorum yapmak, sessizce uzaklaşmak veya kendini değersiz saymak zorunda değilsin. Duygu yükselirken verdiğin kararların sonucunu da düşün. Yarın aynı arkadaşla görüşmek istediğinde bugünkü sözlerinin aranızda nasıl bir iz bırakacağını hesaba kat.

Kendi hedefin üzerinde çalışırken başkalarının başarılarından pratik bilgi de alabilirsin. Arkadaşın sana uygunsa hangi eğitimi aldığını, nasıl başvurduğunu veya hangi hataları yaptığını sor. Bu soru onu rakibe çevirmek yerine deneyiminden öğrenmeye olanak sağlar. Ancak herkesin fırsatları farklı olduğu için onun yöntemini kopyalaman aynı sonucu garanti etmez.

En önemlisi, kendi ilerlemenin ölçüsünü sadece başkalarının gerisinde kalıp kalmadığına bağlama. Belki son yıl hiç terfi etmedin ama sağlığını toparladın, yeni bir dil öğrendin veya zor bir sorumluluğu sürdürdün. Bunlar da gelişimdir. Arkadaşının sevinci senin hayatının değersiz olduğu hükmünü vermez.

Bir başkasının başarısı nedeniyle kendine kızdığında duyguya başka bir isim vermeyi dene: “Ben de bir şey istiyorum.” Bu cümle kıyaslamayı tümüyle ortadan kaldırmayabilir ama odağı kişinin başarısından senin ihtiyacına çevirebilir. Belki daha iyi koşullar, daha fazla takdir veya kendine ait bir yön arıyorsun. Bunların hepsi yalnızca yarışarak elde edilecek şeyler değil. Kendi yolunu belirlerken başkalarının hayatını ölçü olarak kullanmak yerine gerçekten neye değer verdiğini sor. Arkadaşının sahip olduğu şeyi istemekle kendi hayatını değersiz görmek aynı karar değil.

İyi dostluk herkesin aynı anda aynı başarıyı yaşaması değildir. Biri ilerlerken diğeri durabilir, sonra roller değişebilir. Arkadaşının sevincine eşlik etmekle kendi yolundaki zorlukları görmek birbirini dışlamaz. Kalbinin aynı gün iki ayrı duyguyu taşıması, kötü bir insan olduğunu değil, karmaşık bir insan olduğunu gösterir.

Okur deneyimleri (0) · Yorum yaz

Sen ne düşünüyorsun?

Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.

Yorumları oku veya yorum bırak →

Bu yazıdaki kavramlar

İlk yorumu sen yaz


Yorum yazmak için giriş yap veya kayıt ol.