Başkasına İyilik Yapmak Neden İnsanın Kendisine de İyi Gelebilir?

Merdivenlerde Sıcak Bir Karşılaşma

Market çıkışında yaşlı bir komşunun poşetlerini taşıdın. Teşekkür etti, sen de yoluna devam ettin. Günün geri kalanı olağan geçti ama o kısa karşılaşmayı düşündüğünde içinde sıcak bir duygu var. İnsan başkasına yardım ettiğinde neden kendisini de iyi hissedebiliyor? Ve bunun her zaman böyle olması gerekir mi?

Yardım davranışı yalnız bir kişiden diğerine geçen maddi katkı değildir. İlişki kurma, işe yarama, değerleriyle uyumlu hareket etme ve bir sorumluluğu paylaşma duygularını da içerebilir. Fakat yardımın etkisi, nasıl yapıldığına ve hangi koşullarda gerçekleştiğine bağlıdır.

İyilik yapmak ödül almak için mi?

Birine yardım ettikten sonra iyi hissetmen, yardımının samimiyetsiz olduğu anlamına gelmez. İnsan davranışları tek bir güdüye indirgenmez. Komşunun yükünü hafifletmek istediğin için yardım edebilir, aynı zamanda kendini iyi hissedebilirsin. Bu iki sonuç birbirini dışlamaz.

Başkaları için para harcama ve mutluluk ilişkisini inceleyen deneysel çalışmalar, kimi koşullarda başkasına harcama yapmanın olumlu duygularla ilişkili olabildiğini gösteriyor. Ancak büyük bir deneyin yakın bir tekrarı, önceki çalışmadaki ana sonucu aynı ölçümle doğrulayamadı; farklı bir ölçümde ise olumlu bir işaret buldu. Bu karışık sonuçları gizlemek doğru olmaz.

Demek ki “Her iyilik insanı kesinlikle mutlu eder” diye bilimsel bir kural yok. İyilik, karmaşık duygularla birlikte yaşanabilir. İnsan yardım ederken yorulabilir, üzgün olabilir veya kendisini zorunlu hissedebilir.

Gönüllülük neden fark yaratabilir?

Birine gönüllü olarak yardım etmekle baskı altında sürekli yardım etmek aynı şey değildir. Kendi isteğinle zaman ayırdığında davranışın değerlerinle uyumlu hissedilebilir. Oysa herkes senden bir şey istediğinde hayır diyemiyorsan aynı davranış zamanla yıpratıcı hâle gelebilir.

Örneğin hafta sonunda bir arkadaşına taşınırken yardım etmek seni yakın hissettirebilir. Ama aylar boyunca bütün yakınlarının işini sürekli sen yapıyorsan kendi dinlenme ihtiyacını unutabilirsin. Yardımseverlik ile kendini tüketme arasındaki çizgi burada belirir.

Araştırmalar yardımın duygusal etkisini incelerken kişisel seçimi, ilişkiyi, miktarı ve beklentileri hesaba katmak zorunda. Çünkü bir insanın hayatı laboratuvar koşullarındaki tek bir para harcama kararından daha zengin.

Karşılık beklemek ilişkiyi nasıl değiştirir?

Birine yardım ettikten sonra teşekkür beklemek insani bir ihtiyaç olabilir. Fakat her iyiliği karşılığı hemen ödenmesi gereken bir borca dönüştürmek ilişkileri zorlaştırabilir. “Ben sana bunu yaptım, sen de bana bunu yapmalısın” hesabı sıklaştığında gönüllülük duygusu zayıflayabilir.

Buna karşılık sürekli veren taraf olmak da adil değildir. Sağlıklı ilişkilerde yardımlaşma tek yönlü bir görev gibi yaşanmaz. İnsan kimi gün destek verir, kimi gün destek ister. Denge her gün eşit miktarda olmak zorunda değil; genel olarak iki tarafın da ihtiyaçlarının görüldüğünü hissetmesi önemlidir.

Burada düşünmeye değer soru şu: “Yardım etmekten sonra içimde sıcaklık mı kalıyor, yoksa kırgınlık mı?” Cevabın uzun süredir kırgınlıksa sınırlarını yeniden değerlendirmek yararlı olabilir.

Küçük bir iyilik nasıl büyür?

Yardımın büyük olması gerekmiyor. Birinin anlattığını gerçekten dinlemek, kaybolan birine yol tarif etmek veya yorgun arkadaşına bir işte destek olmak da anlamlıdır. Bu hareketlerin değeri yalnız karşı tarafın hayatını kökten değiştirmelerinde değil, insan bağını görünür kılmalarında olabilir.

Yine de yardım ederken karşı tarafın neye ihtiyacı olduğunu sormak önemli. Senin iyi niyetle sunduğun çözüm onun istediği şey olmayabilir. Yardım etmek kontrol etmek değildir. “Nasıl destek olabilirim?” sorusu, ilişkiye daha fazla saygı taşır.

Bir yardımın seni iyi hissettirmemesi de seni kötü insan yapmaz. Ağır bir duruma tanıklık ettiğinde üzülebilirsin. Yardım sonuç vermediğinde hayal kırıklığı yaşayabilirsin. Duygunun karmaşık olması davranışın değerini ortadan kaldırmaz.

Yardım isterken de aynı saygı gerekli

İyilik yapan kişi kadar yardım isteyen kişinin de sınırları olabilir. Bir komşun destek teklifini geri çevirdiğinde bunu kişisel reddediş gibi görme. İnsanların kendi işlerini kendileri yapmak, mahremiyetlerini korumak veya yardımın zamanını seçmek istemesi anlaşılabilir. Yardımın gerçekten yararlı olması için karşı tarafın onayı önemlidir.

İhtiyaç duyduğunda yardım istemek ise değerini azaltmaz. Her şeyi tek başına çözmek zorunda olduğunu düşünmek ilişkileri tek yönlü hâle getirebilir. Birinin sana destek olması, ona ömür boyu borçlandığın anlamına gelmez. Sağlıklı yakınlıkta hem verme hem alma için alan bulunur.

Kimi zaman en faydalı iyilik para veya zaman değil, karşındaki insana kendi kararını verme fırsatı tanımaktır. Yardım etmeye hevesli olduğunda bir an durup “Ne tür bir destek gerçekten işine yarar?” diye sormak, davranışın değerini artırabilir.

İyilik ve sınır birlikte var olabilir

Başkalarına destek olmak, kendi hayatını sürekli ikinci sıraya koymayı gerektirmez. Gücünün yettiği kadar yardım etmek ve yetmediğinde sınır çizmek mümkündür. Yardımın gönüllü kalması için bu özgürlük önemlidir.

Bir sonraki kez birine destek olduğunda kendi duygunu da fark et. Memnuniyet, yorgunluk, endişe veya sevinç... Hepsi deneyimin parçası olabilir. İyiliğin tek amacı kendini mutlu etmek değil. Fakat başka bir insanın yükünü biraz hafifletirken kendi hayatının da ilişkilerle örüldüğünü hissetmek, insan olmanın değerli yanlarından biridir.

Okur deneyimleri (0) · Yorum yaz

Sen ne düşünüyorsun?

Üyelik yok. Bir kez takma ad seç, her yorumunda aynı isimle devam et. Yorumlar yayımlanmadan önce incelenir.

Yorumları oku veya yorum bırak →

İlk yorumu sen yaz


Yorum yazmak için giriş yap veya kayıt ol.